Türkiye’de Konut Piyasasının Yükselen Dinamikleri

Türkiye Konut Piyasasının Yükselen Dinamikleri

Son yıllarda alarm vermeye başlayan Türkiye konut piyasası, yanlış üretilen projeler ve konut stoğunun artmasıyla sektörü olumsuz etkiliyor.  Dolar bazında borçlu olma durumu ve ithal edilen inşaat malzemeler konut fiyatlarının artmasına neden olurken sektördeki konutlarda ihtiyacı karşılamayan projeler ise ciddi problemler yaratıyor. Özellikle büyükşehirlerde ciddi bir yükselişin gözlendiği konut fiyatları piyasanın dengesini önemli ölçüde değiştiriyor.

Son yıllarda konut kredilerinin yanı sıra inşaat firmalarının ödeme konusunda esneklikler sağlaması, yatırımcının avantaj elde edeceği fırsatlar bulmasına neden oluyor. Ancak diğer yandan dövize endeksli olarak ilerleyen inşaat ham maddeleri fiyatlarda sürekli bir yüksekliği oraya çıkarıyor. Konut sahibi olmak isteyen yatırımcılar için oldukça önemli olan karlılık durumu bu yüzden yıllar geçtikçe artıyor. Bir konut alıp birkaç yıl sonra satmak istediğinizde elde edeceğiniz değer iyi bir getiri sağlıyor.

Farklı konumlarda üretilen TOKİ projelerinde de aynı durum yaşanıyor. Talep fazla olduğu için elinde nakti olanlar önceliği alamasın diye çekiliş usulüyle konut satılıyor. Ancak açıkta kalan vatandaş için yine bir kıtlık sorunu baş göstermiş oluyor. Özellikle farklı özellikleri bulunan projeler için talep arttıkça fiyatlara da bu durum yansıyor. Türkiye konut piyasasında önemli bir güce sahip olsa da arzların talep dengesini iyi karşılamaması birçok sıkıntıya yol açıyor.

İhtiyaca Uygun Konut Üretimi

Sadece yerli vatandaşların değil yabancı yatırımcıların da ilgi gösterdiği Türkiye’de konut sahibi olmak, kazancı döviz üzerinden olan kişiler için son derece karlı. Ancak ihtiyaca uygun konut üretimi konusunda sıkıntı yaşanıyor. Özellikle konut satın almak isteyenler için farklı ürünlerin dikkat çekeceği piyasada aile tipi konut üretimleri son derece önemli. Buna rağmen yeni yapılan projeler ve butik inşaatlarda minimalizmin etkisindeki yapılanmalar göze çarpıyor.

Mesela stüdyo ya da 1+1 konutlar çok fazla kişiye hitap etmiyor. Bu konutların özlelikle şeyi merkezindeki yapılaşmalarda göze çarptığı bilinirken şehirden uzak toplu konut yapılanmalarında ise daha çok aile yaşamına uygun projeler üretiliyor. İş ve eğitim kurumlarına uzak olan çok sayıda yerleşim alanında bu tür evleri bulmak mümkün olurken şehir merkezlerindeki yapılaşma ciddi problemlere neden olabiliyor. Türkiye konut sektörü ve benzer yapılanmaların ihtiyaca göre değil yabancı talebe göre şekillenmesi elde kalan yapıların artmasına neden oluyor.

Özel Yaşam Alanları

Projelerde insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir çalışma yapılmıyor. Yani küçük oluşumlarda ihtiyaç duyulan birçok gereksinim ilgili projelerde bulunmuyor. Çok fazla insanın bulunduğu toplu konutlar hem özel alanları kısıtlıyor hem de insanların özgürce hareket etmelerini engelliyor. Daha renkli ve merkezi konumlardaki yapılarda bu sıkıntı varken şehirden uzak lokasyonlarda ise sosyal yaşam alanlarının oluşturulması hızlanıyor.

Şehir merkezinde küçülen metrekareler çalışan, bekar nüfusun buralara kaymasına yol açıyor. Diğer kesim ise aile ve eğitim yaşamına yakın olan konumlarda şehir merkezinin dışında kalıyor. Bu yüzden konut projelerindeki stoklanmalar da sıkıntı yaratıyor.

Müstakil Yapılanma

Türkiye konut piyasasında genelde yabancıların ilgisini gören müstakil yapılanma, lüks villa ve konut projeleriyle öne çıkıyor. Genelde kalabalık aileler ve Orta Doğu ülkelerine yönelik olan çalışmalar nedeniyle bu konutların alıcıları dolar üzerinden pazarlık yapıyor. Bu da yerli tüketicinin bu tür yatay mimari projeleri almalarını engelliyor. Özellikle şehir merkezinin dışında lüks ve güvenlikli sitelerde konuşlanan bu alanlar tatil beldelerinde de en gözde koyların yakın konumunda bulunuyor. Fiyat dengesini bozduğu için her zaman sorun yaratan bu gibi durumlar sektörün hareketlerini de farklılaştırıyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: 2020 Konut Projeleri

Yorumlar

mood_bad
  • Henüz yorum yok.
  • Yorum Yap